16 Ekim 2008 Perşembe

Bilimin doğası dersi deneme tahtası

Bu ortam, Erzincan Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsünde gerçekleşen Bilimin Doğası adlı dersin iletişimini sağlamak üzerine kurulmuştur. Burada sorular ve düşünceler yayınlanacaktır.

6 yorum:

Adsız dedi ki...

Yaptığımız ilk derste dilin önemini, bilim açısından gerekliliğini konuştuk.Bazı kavramlar arasındaki farklara değindik.Özellikle olgu ve olay üzerinde yoğunlaştık.Bilimin daha çok olgu ile ilgilendiğine konuştuk.Olguların tekrarlanabilirliğine değindik.
Mehmet KARAŞAHİN

murtaza torun dedi ki...

Dil niçin önemlidir.Bilimsel bir çalışma yapabilmek adına ne kadar dil bilgisine sahip olmalıyız?Olay ve olgu arasındaki fark nedir?Bilim yapabilmek için olaydan çok olgu ile ilgilenmemiz gerektiğini konuştuk.Olay ve olgunun özelliklerinden bahsettik fakat en çok zaman alan konu dil oldu.

murtaza torun dedi ki...

yasayı daha önce kanıtlanabilir ve yanlışlığı ispat edilemeyen bilgi diye tanımlamıştım şimdi ise gözlemlenebilen,varsayım içermeyen ve bir olayı temsil eden araştırmalardır diyebiliyorum.

teoriyi ise yasa haline gelmemiş doğru fakat her an yanlışlığı ispat edilebilen bilgi olarak tanımlamıştım şimdi ise gözlemden çok kabule dayanan varsayımlar olan ve olayın sebeplerini inceleyen araştırmalardır diyebiliyorum.

Ders içerisinde yasa ve teorilere değişik örnekler verildi.Yasa ve teorinin nasıl kabul edildiği konusu konuşuldu.

Özlem ETCİOĞLU dedi ki...

24 Ekim 2008 Cuma Bilimin Doğası dersinde dilin bilim için bir araç olduğu ve bilim için dilin okuma, yazma, dinleme ve konuşma işlevlerinin aynı sıra ile geliştirilmesi gerektiği ortak kararına varıldı.

Bilimin Doğası dersinde sıklıkla kullanılacak olan belli başlı bazı kavramlar üzerinde anlaşmaya varmak amacıyla kavramlar üzerinde konuşuldu.

İlk olarak “olay” ve “olgu” kavramları ele alındı. Olayın belli bir yerde belli bir zamanda belli bir durumun gerçekleşmesi olgunun ise bilimin kendisi olduğu sonucuna varıldı. Olayların tekrarlanamadığı ancak olguların tekrar edilebilirliği ve bilimin olaylarla değil olgularla ilgilendiği konuşuldu.

Özlem ETCİOĞLU

Özlem ETCİOĞLU dedi ki...

31 Ekim 2008 Cuma Bilimin Doğası dersinde yasa, prensip, teori kavramları üzerinde duruldu.

“Yasa nasıl yasa olur?” , “Teoriyi teori yapan nedir?” , “Aralarında nasıl bir benzerlik ve farklılık var?” soruları tartışıldı.

Ben daha önce bu kavramlar üzerinde hiç bu kadar düşünmemiştim. Aslında aralarında ne kadar belirgin farklar olduğunu öğrendim. Çünkü daha önceden olan bilgilerimden hareketle yasanın teoriye göre evrensel olduğunu biliyordum. Şu anda ise yasanın gözlemlenebildiğini, varsayım içermediğini, olayla ilgilendiğini, somut olduğunu, “ne oldu?” “ne oluyor?” sorularına yanıt aradığını biliyorum. Teorinin ise kabule dayandığını, varsayımlar içerdiğini soyut olduğunu, sebeplerle ilgilendiğini açıklama ve izah etme amacıyla “neden?” “niçin?” sorularına yanıt aradığını biliyorum.

Teori ve yasa kavramlarının fark ve benzerlikleri daha önceki bilgilerimize dayanarak, bildiğimiz yasa ve teori örnekleri üzerinde düşünülerek oluşturuldu.

Özlem ETCİOĞLU

Adsız dedi ki...

31 ekim cuma dersinde bilim için önemli olan bazı kavramlara değindik.Bilim dünyası için ne kadar önemli olan kavramları ne kadar basite indirgediğimizi fark ettim.En temel kavramlar olan yasa ve teorinin farkını, bunlara yüklediğimiz yanlış anlamları fark ettim.
Yasanın bütüm bilim adamları tarafından kabul edilen bilgi oduğunu yazmıştım.Bu pek değişmedi ama gözlemlenen somut olaylar için kullanıldığını öğrendim.
Teori için yanlışlığı ispatlana kadar kabul edilen bilgi olarak kabul ediyordum.Şimdi ise varsayımlar içeren olayların sebeplerini araştıran çalışmalar şeklinde açıklarım.